Perşembe, Mayıs 22, 2008
Pazartesi, Mayıs 12, 2008
Salı, Mayıs 06, 2008
Katil tohumlar/ blog dünyası
Gdoya Hayır Platformunun iletişim listesine gdüşen bir e-postadan sonra 1-7 Mayıs tarihli Aktüel’i aldım. “Katil tohumlar GAP’ın eşiğinde” başlığıyla sunulan kapaktan sunulan dosyada genetiği değiştirilmiş tohumlar ele alınmıştı. Nevra Yaraç Altınoka tarafından hazırlanan dosyada son dönemde yaşanan gıda krizine bir çözüm olarak savunulan genetiği değiştirilmiş organizmaların (gdolar) aslında gıda krizinin nedenlerinden bir olduğu iddiasın yer verilmiş. Seeds of Destruction (Yıkım Tohumları) kitabının yazarı F. William Engdahl dergiye verdiği demeçte dev şirketlerin gıda üretimini küreselleştirdiği ve bu güçlü lübinin küresel bir tarım politikası oluşturduğunu söylemiş. Bu şirketlerin de büyük oranda gdolu pirinç, mısır ve soya üretimi yaptıklarını görüyoruz. Dosyanın büyük bir kısmına bu adresten ulaşabilirsiniz. http://www.yeniaktuel.com.tr/dun111,147@2100.htmlAktüel’in kapağına bakılırsa Sabancı Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Ersin Kalaycıoğlu Türkiye’de demokrasiye 200 sene var demiş. İçerideki haberde ise şöyle bir cümlesi var Kalaycıoğlu’nun:... Ama bu Türkiye’de demokrasinin 200 yıl sonra düşünülmesi gerektiği sonucuna götürmemeli. Toplumsal dönüşümlerle bu işi becerebilmemiz mümkün değil. Ancak siyasal seçkinler arasında bir uzlaşma temin ederek bu adım atılabilir. Üç sayfalık metni tek cümleye indirmek ve kapağı dikkat çekici kılmak için bu yoa başvurulmuş olsa gerek. Gazetecilik refleksi herhalde böyle bir şey. Kalaycıoğlu söyleşide bir çok önemli noktaya değiniyor ama benim ilgimi çeken hukuk devleti olma yolunda şeffaf bir tartışmaya ihtiyacımız olduğu ve bunun da medyada, internette, bloglarda, geniş bir tartışma ortamında yapılabileceğini savunmasıydı. Bunu okuyunca aklıma ilk gelen Fransa’da son başkanlık seçimleri sırasında Sosyalist Parti adayı Segolene Royal’in http://www.desirsdavenir.org/ adresinde programını tartışmaya açmış, Fransa için çözüm önerilerini internet kullanıcılarının da katkı ve yorumlarıyla geliştirmeye çalşımıştı. Kampanya sırasında da bir blog ordusu kendisi desteklemiş
Etiketler: deneme
YEŞİL DÜŞÜNCE VE EKOLOJİ SEMİNERLERİ 2008
5. yılÜÇ EKOLOJİ
YEŞİL DÜŞÜNCE VE EKOLOJİ SEMİNERLERİ 2008
Ümit Şahin
Yeşil düşünceye giriş yapmak,
Katılımcılara ekolojik sorunların, bunların nedenleri ve çözüm önerileri ile ilgili tartışmaların temellerinin anlaşılmasını sağlayacak temel donanımı kazandırmak,
Dünyanın toplumsal, çevresel ve zihinsel açıdan karşı karşıya kaldığı sorunlara yeşil bakış açısıyla yaklaşma yollarını tartışan düşünür ve yazarların dünyasına genel bir bakış ve bu alanda yapılacak ileri okumalar için ipuçları sağlamak;
Ve yeşil düşünce ve politika alanının farklı ideolojik ve politik alanlarla karşılaşma noktalarını bulmak ve tartışmak amacıyla,
2004 yılına beri her yıl yeşil düşünce ve ekoloji seminerleri yapıyoruz. 2004 ve 2005’de Üç Ekoloji organizasyonu olarak İstanbul’da, 2006’da Yeşiller Kadıköy organizasyonu ile Kadıköy’de, 2007’de Yeşiller Tekirdağ organizasyonu ile Tekirdağ’da ve yine 2007 Bahar Yarıyılı’nda İstanbul Özgür Üniversite’de olmak üzere beş kez düzenlediğimiz seminerleri 5. yılında yine Üç Ekoloji organizasyonu ile altıncı kez tekrarlıyoruz.
Seminer dizisi 13 Mayıs 2008 Salı günü başlayacak ve 3 Haziran Salı günü sona erecektir. Seminerler 1. ve 3. haftalar haftada iki gün (Salı-Cuma), 2. ve 4. haftalar haftada bir gün (sadece Salı) yapılarak 4 haftada 6 seminer tamamlanacaktır.
TARİH: 13 Mayıs – 3 Haziran 2008
SAAT: 19:00 – 21:00
Katılım ücretsizdir,ancak önceden kayıt yaptırmak gerekmektedir.
SEMİNER PROGRAMI
1. Seminer – 13 Mayıs 2008 Salı – 19:00-21:00
- Tanışma ve seminer programının tanıtılması.
- Yeşil düşünceye giriş, temel kavramlar.
- Doğa düşüncesi, yeşil düşüncenin gelişimi, belli başlı yazarlar, akımlar.
- Gaia’ya giriş
2. Seminer- 16 Mayıs 2008 Cuma – 19:00-21:00
- Gaia’nın kısa tarihi
- Ekolojik kriz ve küresel ısınma
- Çevreciliğin doğuşu, ekoloji hareketlerinde birinci ve ikinci dalga
- Resmi çevrecilik, sürdürülebilir kalkınma
3. Seminer – 20 Mayıs 2008 Salı – 19:00-21:00
- Ivan Illich’in düşüncesine giriş: Endüstriyalist kurumlar, karşı üretkenlik, ihtiyacın yaratılması, yoksulluğun modernizasyonu ve radikal tekel.
4. Seminer – 27 Mayıs 2008 Salı – 19:00-21:00
- Moderniteye yönelik ekolojik eleştiriler
- Kapitalizm ve tüketim toplumu
- Endüstriyalizm, antiendüstriyalizm
- Teknoloji eleştirileri
5. Seminer – 30 Mayıs 2008 Cuma
- İnsan merkezcilik, doğa merkezcilik, toprak etiği
- Sürdürülebilirlik, yoksulluk, yeşil ekonomi
- Başlıca ekolojist teoriler: derin ekoloji, sosyal ekoloji, ekofeminizm, ekososyalizm, Marksist ekoloji vb.
6. Seminer – 3 Haziran 2008 Salı
- Yeşillerin değişim stratejileri: yeşil partiler, yeşil toplum projeleri, yeşil yaşam biçimleri.
- Yeşil hareketlerin dünyada ve Türkiye’de tarihi
- Yeşillerin temel ilkeleri ve politik tezleri
- Genel değerlendirme
Ümit Şahin - Üç Ekoloji dergisinin yayın yönetmeni. Yeşiller Partisi Kurucular Grubu üyesi. 2005-2007 arası Yeşiller İklim Değişikliği Sözcülüğü yaptı. Üç Ekoloji’den önce Pastoral (1993-1995), Akkuyu Postası (1996), Yeşil Gazete (2002) gibi yayınların çıkarılmasında sorumluluk aldı. 1993’de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Düşün Kulübü’nde, 1994 ve 1995 yıllarında BİLAR’da ekolojik düşünce seminerleri verdi. Yeşil düşünce ve ekoloji seminerlerini ilk kez 2004’te gerçekleştirdi. Nükleer karşıtı ve yeşil hareketlerde 1993’den itibaren aktif olarak yer almaktadır. Yeşiller üyeliğinin yanı sıra Çevre İçin Hekimler Derneği kurucusu ve Küresel Eylem Grubu aktivistidir.
YÖNTEM: Her seminer günü birer 45’er dakikalık iki seminer saati ve 15 dakika ara yer almaktadır. Seminerler karşılıklı etkileşime, tartışmaya ve soru-cevaba açık bir şekilde verilmektedir.
OKUMA SETİ: Katılımcılara CD ile pdf olarak bir temel kaynak-okuma seti (Türkçe) dağıtılacak, ayrıca isteyen katılımcıların kopya alabileceği ikincil kaynaklar (Türkçe ve İngilizce) bulundurulacaktır.
Ayrıca her seminerde konuyla ilgili kitap vb. listeleri verilecektir.
Tartışma ortamı sağlamak amacıyla katılımcı sayısı 20 ile sınırlandırılmıştır.
KAYIT: Kayıt olmak için son tarih 9 Mayıs 2008 Cuma’dır.
YER:
Yeşil Oda (yeni yeri): İstiklal cad. Balo sok. Beyoğlu - İstanbul
KAYIT VE AYRINTILI BİLGİ İÇİN:
Selda Arzuman: 533-36202123
yesillerinfo@yesiller.org
umitsa2005@gmail.ccom
Etiketler: etkinlik
Salı, Nisan 29, 2008
Cuma, Nisan 25, 2008
Nükleer santral istemiyoruz
Nükleer Santrala Hayır!Geçen Kasım ayında yürürlüğe giren Nükleer Yasası ile beraber nükleer santrallar konusunda tartışmalar hız kazandı. Bu bir ilk değil. Nükleer santral kurulması on yıllardır çeşitli hükümetler tarafından dayatılıyor. Santralın kurulması planlanan Sinop ve Akkuyu gibi yerellerde başta olmak üzere tüm Türkiye’deki nükleer karşıtlarının verdiği mücadele sayesinde, santral kurmak için atılan her adım geri çekildi.
Nükleer santral kurma meselesini inatla önümüze getirenler halkı gerçeklikten uzak verilerle, yalanlarla, vaatlerle ikna etmeye çalışıyorlar.
Enerji Bakanı Hilmi Güler’in dediğinin aksine nükleer santrallara mecbur değiliz. Çünkü nükleer santraller ucuz değildir, tehlikelidir. Henüz nükleer atıkların ne yapılacağı hakkında bir cevap bulunamamışken, nükleer kazaların gerçekleşmeyeceğine dair herhangi bir güvence de yoktur. Nükleer santrallar insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin yanı sıra tüm ekolojik dengeyi de alt üst etmektedir.
Kurulması planlanan santralın yapımının 6-7 yıl içerisinde tamamlanacağını iddia edenler 20-25 senedir santral inşaasını tamamlayamayan Arjantin ve Brezilya gibi örnekleri görmezden geliyorlar.
Dünyadaki nükleer santralların kapısına bir bir kilit vuruluyor. Birçok santral güvenlik gerekçesiyle kapatılırken birçoğu da ömrünü dolduruyor. Bir nükleer santralın ömrü en fazla 30 yıl iken hükümet nükleerin geleceğin enerjisi olduğu rüyasına inanmamızı bekliyor.
Bu rüyanın kimlere yarayacağı çok açık. Nükleer tartışmaları başladığı andan itibaren Bakan Güler’in açıklamalarının hemen ardından holding başkanlarının, şirket sözcülerinin açıklamalarıyla karşılaşıyoruz. Nükleer Enerji konusunda konferanslara katılıp halkın bu konuda fikir birliğine sahip olduğunu söyleyen Enerji Bakanı, kapalı kapılar ardında holding temsilcileriyle nükleer ihalesinin pazarlığını yapıyor.
Nükleer santral kurma konusundaki bu ısrarın ardında nükleer silah yapmak olduğunu görüyoruz. Nükleer santrallar barışçıl bir teknoloji değildir.
Nükleer Yasası’nı hızla gerçirenler Şubat ayında ihale için bir araya gelecekler. Son günlerde yapılan bir açıklamada ise yıl sonunda nükleer için ilk kazmaların vurulacağı iddia edildi. Yasayı geçirmiş olabilirler ancak nükleer santral kurmak o kadar kolay olmayacak. Çünkü biz nükleer karşıtları yine sokakta olacağız.
Enerji Bakanlığı nükleer santral yapımı için 9 kriter belirledi. Bizim ise kriterimiz yok. Hangi koşullarda olursa olsun nükleer santral yapımına karşıyız. Hangi gerekçelerle olursa olsun nükleere karşı olan herkesle 26 Nisan 2008’de, Çernobil felaketinin 22. yıldönümünde Kadıköy Meydanı’nda buluşacağız.
11.00 Tepe Nautilus önünde buluşma
12.00 Yürüyüş
12.00 Yürüyüş
Etiketler: etkinlik
Pazartesi, Nisan 14, 2008
17 Nisan Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü
1990ların ve Soğuk Savaşın sonundan bu yana kapitalizmin—hem ekonomik hem de askeri anlamda—en saldırgan (agresif) evresiyle karşı karşıyayız. Bir"barış" dönemindeyken hiç bu kadar asker kampanyası, ordu çıkartma ve sıcak çatışma görülmemişti. 80 ve 90lar, dünyada, solun dağılması ve şaşkınlığı yaşandı. Ancak '94'te Zapatistalarla, '97'de MST (Topraksız Çiftçiler) mitingiyle ve Seattle ile yeni bir eylemlilik dönemine girildi. Böyle bir ortamda 2000'de ilk Dünya Sosyal Forumu çağrısı yapıldı. Küresel sermayenin Davos'ta yaptığı toplantıların karşısında artık Dünya Sosyal Forumu toplantıları var. Dünyanın birçok ülkesinde emekçiler, alın teri dökenler hareketlenmeye ve direnişi de küreselleştirmeye başladı. La Via Campesina (Çiftçinin Yolu) kurulduğundan bu yana, neoliberal politikalara karşı bir politik hat izleyen, kırsal yaşama ilişkin genel görüşler geliştiren ve farklılıklardan oluşan birlik fikrinin billurlaştığı uluslararası bir hareket. Bu görüşün ana temaları toplumsal adalet ve eşitlik. Fakat aynı zamanda yeni bir dünya düzeni oluşturmak için kültür, etik ve alternatiflerin geliştirilmesini de kapsıyor. 2004'ten bu yana Via Campesina üyesi olan çiftçi sendikaları bu küresel direnişin Türkiye ayağını oluşturuyor. 16 Nisan 2005'te Üzüm-SEN,Tütün-SEN, Fındık-SEN, Hay-Yet-SEN, Ayçicek-SEN ve Hububat-SEN olarak *Çiftçi Sendikaları Konfederasyonlaşma **Platformu'nu kurduklarını kamuoyuna açıklayan sendikalar tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de uygulanan neoliberal tarım politikalarına> karşı mücadeleye zemin sağlıyor. Via Campesina'nın Meksika'da 1996'da düzenlediği 2. Uluslararası kongrede Carajas, Brezilya'da 19 çiftçinin öldürüldüğü 17 Nisan "Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü" olarak ilan edildi. Her yılın 17 Nisan Günü için Via Campesina'nın bir ilkesi konu olarak seçiliyor, bağlı tüm örgütleri de belirlenen bu konuda kamuoyunun dikkatini çekecek bir eylem yapıyorlar. Via Campesina'nın bu sene seçtiği konu "Çokuluslu Tarım Şirketleri Dünya Gıda Krizini yaratıyor. Çiftçiler haklarını>geri kazanıyorlar. "Türkiye'de bu seneki 17 Nisan etkinlikleri Boğaziçi Üniversitesi' nde> gerçekleşecek. 17 Nisan Perşembe günü saat 17.00'de düzenlenecek olan "Çokuluslu Şirketlerin Dünya Gıda Krizine Etkileri" konulu panele Çiftçi Sendikaları Konfederasyonlaşma Platformu Sözcüsü Abdullah Aysu, Üzüm Üreticileri Sendikası (Üzüm-Sen) Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu, Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, Tütün Üreticileri Sendikası Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Prof. Dr. Huricihan İslamoğlu ve Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü'nden Doç. Dr. Ali> Kerem Saysel konuşmacı olarak katılacaklar. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden Doç Dr. Nuri Zafer Yenal ise panelde kolaylaştırıcı olacak. Panelde değinilecek konular: Endüstriyel şirketlerin köylü üretimine etkileri, neoliberal düzenle birlikte değişen tarım politikaları ve özelleştirmeler, çokuluslu şirketlerin dünyada ve Türkiye özelinde çiftçilerin iflasına yol açan uygulamaları, genetiği değiştirilmiş organizmaları n (GDO) üretiminin sosyal ve iktisadi etkileri, antikapitalist duruş ve tarım, ekolojik tarım, gıda bağımsızlığı ve gıda egemenliği. Panel dışında gün boyunca Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü'nde bu konulara dikkat çeken belgesel gösterimleri, performanslar ve forumlar düzenlenecek. Yaşadığımız çağ, zenginliğin gittikçe daha az sayıda ülke ve şirkette biriktiği bir çağ. Ulus devletler büyük şirketlerin birer idare amirliğine veya şubelerine, dönüşmüş durumda. IMF ve Dünya Bankası, büyük şirketlerin koruyuculukları görevini üstleniyor ve doğal kaynakları ülkelere ait olmaktan çıkarıp şirketlere ait olmaları için çaba harcıyorlar. Bu ortamda büyük şirketler gıdayı ulus devletlere karşı siyasi bir güç olarak kullanıyorlar. Dünya gıda zincirini denetlemek isteyen çokuluslu tarım şirketlerinin hedefi, tüm dünyayı doyuran köylüleri ve aile tarımı yapan çiftçileri ortadan kaldırmak, köylü tarımını yok etmek, tarımı şirketleştirmek ve artan gıda fiyatlarıyla daha çok sömürmek. Bu sorun yalnızca çiftçilerin ve köylülerin değil bilakis şehirde yaşayanların, yani dünya gıda krizi nedeniyle aç kalacaklar listesinin ilk sırasında yer alanların sorunudur. Ekmeğini açgözlü çokuluslu şirketlere emanet etmeyen herkesi eylem ve etkinliklerimize katılmaya çağırıyoruz.*17 NİSAN 2008
*BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ*>
*SOSYAL BİLİMLER KULÜBÜ VE KÖY-KOOP KULÜBÜ*
Etiketler: tarım
Çarşamba, Nisan 09, 2008
Kitap isteği
Ümraniye Belediyesi Cahit Zarifoğlu Kütüphanesi'nin çalışanları ve kütüphanede gönüllü çalışanlar olarak kütüphanesi olmayan yerlere kütüphane kurmak için kitap topluyoruz...Kampanya Detayı: Kırsal bölgelere kütüphane kurmak, bilg. lab. açmak, giysi yardımı. (Yardımlar Cahit Zarifoğlu Kütüphanesi'ne getirebilir veya görevliler adresten alıyor.)
Yapılacak Yardımlar: Kitap (roman, hikaye vb gibi her türde kitap), Dergi, Cd (eğitim ve çizgifilm üzerine eğitici ve öğretici içerikli cdler), giysi (kullanılmışda olabilir)
Adres: Ümraniye Belediyesi - Cahit Zarifoğlu Kütüphanesi Ümraniye Belediyesi Kültür Ve Sosyal İşler MüdürlüğüAtatürk Mah. Alemdağ Cad. No: 20/3 Ümraniye / İSTANBUL(Ümraniye Belediyesi karşısı, Fortis bankası ümraniye-santral şubesi üstü)
Telefon: 0216 443 56 00
nebahatsezmis@hotmail.com
Etiketler: kitap













